WINDOWS LINUX ELEKTRONİK SOFTWARE HARDWARE ENGLISH SİNEMA TİYATRO GENEL İLETİŞİM

 

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR!

TOPRAK EĞER ÜSTÜNDE ÖLEN VARSA VATANDIR!

BU VATAN BİZİM ONU KORUYALIM!

 

 

EY BÜYÜK ATA!

Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istiklalinin ve Türk Cumhuriyetinin ebedi bekçileriyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.

İstikbalde, hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecektir.
Bizler, bütün hızımızı senden, milli tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez insan ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur.

En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve Cumhuriyeti, mevcudiyetimizin esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesilden nesile devredilecek.

Bu mukaddes emanete yönelen dâhili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarparak parçalanacaktır.

İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzu ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır.

Çünkü İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedenler, karşılarında beş bin yıllık şerefli Türk tarihinin yılmaz evlatlarını, cumhuriyeti ve inkılâplarının feyizli ve imanlı gençlerini bulacaklardır.

EY TÜRK'ÜN BÜYÜK ATASI!

İstikbal ve Cumhuriyeti korumak mecburiyeti hâsıl olursa içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz.

TÜRK GENÇLİĞİNİN ANDI

Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, Cumhuriyetin ve devrimlerinin (inkılâplarının) yılmaz bekçileriyiz.

Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verip, kendimizi büyük Türk Milletine adarız.

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Mustafa Kemal Atatürk'ün Konuşması

Cumhuriyet bir devlet biçimidir. Gerçek bir devletin, içinde yaşayan topluma dayanması, onun ihtiyaçlarına göre davranması gerektir. En iyi devlet biçimi sayılan cumhuriyet ulusa dayanmaz, onun özelliklerine uymazsa, yâni ulusçuluk ilkesini gerçekleştirmezse, ulusal nitelikli değilse, hiçbir değeri yoktur. Böyle bir devletin doğrudan doğruya halkın içinden çıkması, yalnız onun dertleriyle uğraşması, yâni sözün kısası halkçı olması gerektir. Böyle bir devlet, halkın her gereksinimi ile ilgilenecek, gücünü her sorunun çözümünde gösterecek, yâni devletçilik özelliğine sahip bulunacaktır. Doğaldır ki ulusçu, halkçı, devletçi bir cumhuriyette yurttaşların kutsal vicdanlarına müdahale edilirse, devlet belli bir dinin kurallarına uyularak yönetilirse, o zaman özgürlük, yâni en iyi rejim olan demokrasi, yoktur. Öyle ise böyle bir cumhuriyetin lâik bir yapı taşıması gerektir. Bu ahenk, düzen içinde ilerleyen devlet eğer eski bir sistem yıkılarak kurulmuşsa, o zaman dayandığı yeni ilkelerin korunması,  geliştirilmesi, olumlu yeniliklere açık olması da aranır. Böyle bir koşul devrimcilik niteliği ile yerine getirilir. Demek ki bu altı ilke iç içe geçmiştir. Öyle ki, birinin eksikliği gelişme ve ilerleme hızını keser ve toplumu giderek geriliğe iter.

                                                                                                                                                                                        MUSTAFA  KEMAL  ATATÜRK

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

“MANEVİ MİRASIM AKIL VE BİLİMDİR!..”

 

“Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir doğma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum.  Benim manevi mirasım bilim ve akıldır.

Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur...

Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”

 

Mustafa Kemal